mimari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mimari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

Alldesign



Ben tasarımcı mıyım ne işim var Alldesing Tasarım Fuarı'nda diyen bizden değildir. Tamam belki fuarı gezmek istemiyorsun ama ya o konferans? Banka memuresinin bile hayattan zevk almasını sağlayabilecek konuşmacılar ayağımıza kadar gelmiş reddetmek olmaz...

22-23 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek Alldesign konuşmacılarından özellikle üç tanesini parmakla gösteriyorum.

1. Darren Aronofsky
Requiem for a Dream, The Wrestler(kişisel favorim), Black Swan gibi kült filmlerin yönetmeni Aronofky 23 Şubat'ta alldesing'da...






2. Ron Arad

İtalya'dan Fransa'ya İngiltere'den İsrail'e Rusya'dan İsviçre'ye kadar onlarca ülkede sayısız tasarıma imza atan Arad'a kulak kabartılmalı.








3. Erdem Taylan

Finding Nemo, Shrek, Cars gibi Hollywood yapımı animasyon filmlerin görsel efekt takımlarında yer alan Taylan ülke sınırlarında adeta bir nimet, kıymetini bilmek lazım.

Konferans Programı ve bilet satılalmak için tıklayın.

11 Mart 2011 Cuma

Haaz Design & Art Gallery

1 Mart’tan beri tüm blogspot.com kullanıcıları gibi tumblr’a mı geçsem, yoksa blogcu.com’la mı devam etsem, acaba biraz beklesem de belki blogspot.com açılır mı gibi kendi içimde yaşadığım gel gitler sonrası aceleyle bir iş yapmamaya karar verdim. Herşeyiyle daha gelişmiş bir internet sayfası isteğim uzun zamandır var, bu işi aceleye getirmek istemiyorum. Bunlar kafamda uçuşurken, DNS ayarları değişikliği yapmadan ilahi bir şekilde bloguma girebilmeye başladım. Bu bir işaret; blogspot’tan yazmaya devam... Beni seven arkamdan gelsin...

Pazartesi günü bir yazı için Nişantaşı’nda oradan oraya koşarken yapılan tüm uyarılara rağmen havanın soğuyacağına inanmadım, reddettim. Grip dediğin nedir ki dedim. Sonuç;soğuk havaların son evresinin kıskacına yapıştım ve 4 gündür yataktan çıkamıyorum. İlk iki gün yan odaya gidecek halim bile olmasa da bugün bilgisayarımı açabilecek gücü buldum. Yazıyorum.

Hastalanmadan önceki son ziyaretimi üç ay önce açılan Haaz Teşvikiye’ye yaptım. Birbirinden özel tasarımlara yer veren Haaz aynı zamanda sanat galerisi tadında dolaşımlara açık. 2 katlı mekanda paralel hayatlara geçiş ve farklı dünyalara ziyaret mümkün.

Dekorasyonuna hiç başlanmamış bir eviniz varsa veya farklı objelerle evinizin, ofisinizin dekorasyonunu renklendirmek istiyorsanız buradaki mimarlar size yardıma hazır...

Enerjim gitti, bu grip beni bitirdi. Ben yatağa, siz Moroso, BD Barcelona, Tom Dixon, Andrew Martinve daha birçok isimin tasarımlarıyla heyecan yaratan Haaz’a...

Adres: Ahmet Fetgari Sokak No:62 Teşvikiye / İstanbul

24 Ocak 2011 Pazartesi

İNTEGRAL!




Lise Son'dayız. Sistem değişti, türev integral kesin üniversite sınavında çıkmayacak bilgisi elimize ulaştı... O gün, hem türev hem de integral pencerelerimizden çıkıp gittiler... Bir daha da kolay kolay bize yaklaşamadılar, yıllar böyle geçip gitti...

Hayatına integrali, türevi dahil edip başının üstüne koyan Matematik Profesörü Dr. James Stewart; muhtemelen hepimizin sıralarından geçmiş olan Calculus kitaplarıyla milyonları banka hesabına yatırırken, biz anca 'Bizim zamanımızda ÖSS'de çıkmadı ya, bak nasıl şanslı bir dönemdik' diyerek sevincimizi gelecek nesillerle paylaştık... Bizim kadar şanslı olmalarını diledik...

Bu arada Dr. Stewart kazanmış olduğu milyonlarla Toronto'ya yakın Ontario'da kendisine 24 Milyon dolar değerinde İntegral şeklinde bir ev yaptırdı...

Matematiğin kusursuzluğu, dizaynın estetiğiyle buluşuyor ve ortaya aşağıdaki gibi bir ev çıkıyor..

Bu havuza girmek, aşağıdaki merdivenlerden yürümek istiyorum!




Aşağıdaki fotoğrafta profesörün kendisine ait özel konser salonunu
izliyoruz...


the.coolhunter.net sık sık ziyaret ettiğim bir sayfa... bu tip enteresan örnekler için arada bir tıklayın!

6 Haziran 2010 Pazar

Bir şehir hiç mi özlenmez?

Hele de bu şehir üniversite yıllarınızı geçirdiğiniz bir şehirse. Ben ki, geçmiş zamanlarda 15 dakikalığına oturmuş olduğum bir restoranın bile hatırasını ruhumda taşırım, tekrar karşılaşınca manalı duygular yaşarım, 4 koca seneyi geçirdiğim Ankara’nın hiçbir köşesi beni heyecanlandıramadı, Anıtkabir hariç!

En son 2006’da mezun olduğum son hafta gitmiştim Anıtkabir’e. Aynı garip duygularla yine oradaydım. İnsan kendini sorguluyor, daha fazla çalışmalıyım, daha fazla layık olmalıyım verilen bu emeğe diyor. Ata’ya dair yeni detaylar fark ediyor insan her gittiğinde. Başardıklarına akıl erdiremiyor.

Bu sefer beni şaşırtan konu; Atatürk’ün okumuş olduğu kitapların sayısıdır. Etrafımdaki herkese sordum, tahminleriyle bu sayıya yaklaşan olamadı. Hepsi kayıtlı toplam 3997 kitap okumuş. Bu sayı sadece altını çizdiği, notlar aldığı ve resmi kayıtlara geçmiş olan kitaplardan oluşuyor. Bir de kayıt altına alınmamış olanları düşünürsek; algılama problemi yaşamamamız imkânsız!
İnsan ister istemez neler okuduğunu, nelerin altını çizdiğini çok merak ediyor, tarihe tanıklık etmek istiyor. Anıtkabir Derneği bence eşi benzeri bulunmaz bir çalışma yaparak, tüm bu kitapları tarayıp, Ata’nın altını çizdiği cümleleri, konuları bir araya getiren bir proje gerçekleştirmiş. Toplamda 25 ciltlik bir çalışma ortaya çıkmış; “Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar”.
http://www.anitkabir.com.tr/ adresinde “kitaplar ve yayınlar “ bölümünden sipariş vererek, 150TL’ye 25 ciltlik seriye sahip olabilirsin.

Bu arada daha önce bilmediğim 3 madde daha:

1. Anıtkabir’in yapına 1944 yılında başlanmış, 1953 yılında bitirilmiş.
2. Mezar odasında Türkiye’nin tüm illerinden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’dan getirilen toprak bulunuyormuş.
3.Anıtkabir’in mimari projesi toplam 7 farklı ülkeden ve 47 farklı projenin katıldığı yarışmadan 1. seçilen İTÜ Mimarlık Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Emin Onat ve Doç Dr. Ahmet Orhan Arda’nın projesiymiş.


İnsan böyle büyük bir projeyle nasıl başa çıkar bilemiyorum. Fena halde etkileniyorum...