ferzan özpetek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ferzan özpetek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2011 Salı

Etiyopyalı Aida, İstanbullu Ferzan



Ferzan Özpetek’in ‘ Serseri Mayınlar’ filmini izledikten sonra eve gelip blog yapmış,ilk entry olarak bu filmi yazmıştım.


Zeki, duygulu, vizyoner, insancıl bir yönetmen. Her filmi beni bir başka etkiliyor. Hala oturduğum odanın penceresinden dışarıya her baktığımda ‘Karşı Pencere’ filmini bana hatırlatacak kadar yaptıkları içime işliyor…


2008 yılında katıldığım Marka Konferansı’nda uluslar arası başarılarıyla adından söz ettiren bir yönetmen olarak yılın Marka ödülünü aldığında yaptığı konuşmadan iç acıtıcı şekilde etkilenmiştim.


Bu tip durumlarda ınısına, dıdısına teşekkür eden profillerden kilometrelerce ötede bir konuşma yapmıştı… Kalamış’ta geçirdiği çocukluğu, alkol bağımlısı komşusu ve İtalya’da başına gelen birkaç komik olayı arka arkaya sıralamış, üstün gözlem yeteneği ve duygu karmaşasının çarpışması sonucu hayatı algılayışıyla ilgili ipuçlarını paylaşıp, sahneden ayrılmıştı…

Dört gün önce; İtalya’nın siyasi birliğinin sağlanışının 150. Yılında ise Floransa’da yönetmenliğini üstlendiği Aida Operası’nı sahneye koydu… Yanarım yanarım, böyle bir şaheseri izleme şansım olamadığı için yanarım…


Sinemanın dinamizmini operaya aktarıp, alışageldik opera anlayışını değiştirdiğine ve yepyeni kapılar açtığına eminim. Opera sanatının doğduğu topraklarda modernize edilmiş bir haliyle onlara sunmak yürek, altyapı, araştırma, zeka vesaire ister de ister…

Sanatın farklı dallarından beslenen yönetmenlerin, farklı dallara da hizmet etmesi kaçınılmazdır.

Ha biz kendi ülkemizde bunu pek göremiyoruz o ayrı…




İstanbul Film Fesitvali’nden sonra, vizyona giren Pina filminin yönetmeni Wim Wenders için de aynı durum geçerlidir. Efsane filmlerin yönetmeni; ilk olarak resim sanatıyla başlayıp, daha sonra yönetmenliğe geçiş yapmış; bu sebeple de filmlerideki tüm sahneler en ince ayrıntısına kadar düşünülen tablolar gibidir. Şimdi ise Pina filmiyle 2009 yılında ölen ünlü Alman koreograf Pina Bausch’un dansçılarıyla hazırlanan 3 boyutlu bir dans filmi sunarak koreograf Pina’ya selam çakmaktadır.

Egolar azalınca, kişiler donanımlarını paylaştıkça ortaya muazzam işler çıkabiliyor.

Çekilin, çok duygulandım, dışarı çıkıyorum.