ikea etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ikea etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2011 Pazartesi

IKEA vs. KOÇTAŞ



Küçük bir yerleşme vukuatı geçirdiğim geçen hafta, normal zaman da pek de vakit geçirmediğim mağazalarda dolaştım, durdum.

Ikea’dan daha önce ufak tefek eşyalar alsam da, son iki senedir Ikea köftesi almak dışında farklı bir girişimim olmadı. Birkaç yatak, mutfak eşyaları, tabak çanak derken üç dört araba ve sayısız kutuyla baş başa kaldığımda ‘ buradan çıkmam kasaya gittikten sonra en az iki saat daha’ sürer diye düşünürken, bana yardım eli uzatan Serdar Bey sayesinde 15 dakikada kendimi kapının önünde buldum. En ufak bir aksama, duraksama, problem, kod okuyamama, kırılma, fiş bitme, asabi kasiyer bakışı, eksik hesaplama gibi hiçbir olaya maruz kalmadan iş bitti.


Benim için pek de standart bir durum olmasa da arkadaşların hepsine sayısız teşekkürler ettim. Evin yolunu tutmuş giderken, listemdeki diğer ürünler için Koçtaş’a uğradım. Uğramaz olaydım. Mutluluk kelebeği edasıyla oradan oraya uçuşurken, bir anda duvara toslamış serçeye döndüm. Aldığım bir sepet eşyada, dört tane kodu olmayan ürünle uğraşılması, gözümün içine baka baka aynı ürünün iki kere geçirilmesi, bir ürüne yanlış bedava ürün yapıştırılması, fiş bitmesi gibi mutluluğum elimden alındığı bir saat geçirdim…


Bir dünya deviyle, yerel bir markayı karşılaştırmak doğru olmaz, hem de ikisinin konseptleri de ürünleri de farklı diyen sesler, susun! Bir basit alışverişçi için evin eksiklerini gidermek için uğradığı iki durak arasında bu kadar fark oluyorsa, her zihin karşılaştırma yapar!


Leziz bir yemek sonrası, tarifsiz kötü bir tatlı yemiş gibiyim. İzin verin buradan çıkıyım!

10 Haziran 2010 Perşembe

Sabiha'nın Son Durumu

Sabiha Gökçen Havaalanı'nı 4 duvar oda haliyle tanıdık, sevdik. Tüm havaalanlarında kemer, bot, saat, gözlük çıkarırken, orada kontrollerden görevliye başımızı hafif açıyla öne eğip, selam verip geçtik. Laptoplarımızı çantadan çıkarıp çalıştırmadık, 5 uçağına 5’e 10 kala gelip, girdik. Görevliler bizi, biz onları tanıdık, bildik.
Peki ya şimdi?

Yaklaşık 3 aydır Sabiha Gökçen Havaalanı’na gitmemiştim. Görünce, afalladım. Mimar Doğan Tekeli sayesinde bizim mahallenin “bakkalı” tadı gitmiş, “zincir market” havasında yeni bir yapı oluşmuş. Gloria Jeans’ı, D&R’ı, Piano adlı kafesinde leziz su börekleriyle her türlü aksiyona hazırlanmış. Etraf pırıl pırıl, her bir yanı fazlasıyla medeni bir hal almış. Kötü bir şey olacakmış gibi bekliyorsun, korkma olmuyor. Tüm bu iyi hal durumu sen uçup gidene kadar devam ediyor…

2 Enteresan Reklam uygulaması

Akbank’ın körük uygulamasına artık herkesin gözü aşinadır diye tahmin ediyorum. Körüğün dış kısmı senelerdir Akbank’a ait. İlk kez uçağa giderken yere serilmiş halıda Şekerbank’ın reklamını fark ettim. Körüklerin içi artık Şekerbank’ı, dışı Akbank’ı yakıyor.
Valizlerin beklendiği alanda IKEA’nın uygulamaları da oldukça dikkat çekici. İnsan beklerken, eve gideyim de biri benim için bu düzeni yaratsın diye dua ediyor!

Efsane Pegasus
Pegasus Havayolları’dan bir efsane uygulama daha. Yiyecek, içecek herhangi bir şey vermemesi, gönderilen CV’leri para karşılığı alması, uçaktan inerken “lütfen koltuklarınızdan kalkarken emniyet kemerlerinizi çapraz bırakın” anonsları gibi alıştığımız uygulamalara bir yenisi daha eklendi. Pegasus; Online check-in için de para alarak bir ilke daha imza attı, kutluyoruz.