
Küçük bir yerleşme vukuatı geçirdiğim geçen hafta, normal zaman da pek de vakit geçirmediğim mağazalarda dolaştım, durdum.
Ikea’dan daha önce ufak tefek eşyalar alsam da, son iki senedir Ikea köftesi almak dışında farklı bir girişimim olmadı. Birkaç yatak, mutfak eşyaları, tabak çanak derken üç dört araba ve sayısız kutuyla baş başa kaldığımda ‘ buradan çıkmam kasaya gittikten sonra en az iki saat daha’ sürer diye düşünürken, bana yardım eli uzatan Serdar Bey sayesinde 15 dakikada kendimi kapının önünde buldum. En ufak bir aksama, duraksama, problem, kod okuyamama, kırılma, fiş bitme, asabi kasiyer bakışı, eksik hesaplama gibi hiçbir olaya maruz kalmadan iş bitti.
Benim için pek de standart bir durum olmasa da arkadaşların hepsine sayısız teşekkürler ettim. Evin yolunu tutmuş giderken, listemdeki diğer ürünler için Koçtaş’a uğradım. Uğramaz olaydım. Mutluluk kelebeği edasıyla oradan oraya uçuşurken, bir anda duvara toslamış serçeye döndüm. Aldığım bir sepet eşyada, dört tane kodu olmayan ürünle uğraşılması, gözümün içine baka baka aynı ürünün iki kere geçirilmesi, bir ürüne yanlış bedava ürün yapıştırılması, fiş bitmesi gibi mutluluğum elimden alındığı bir saat geçirdim…
Bir dünya deviyle, yerel bir markayı karşılaştırmak doğru olmaz, hem de ikisinin konseptleri de ürünleri de farklı diyen sesler, susun! Bir basit alışverişçi için evin eksiklerini gidermek için uğradığı iki durak arasında bu kadar fark oluyorsa, her zihin karşılaştırma yapar!
Leziz bir yemek sonrası, tarifsiz kötü bir tatlı yemiş gibiyim. İzin verin buradan çıkıyım!
Sabiha Gökçen Havaalanı'nı 4 duvar oda haliyle tanıdık, sevdik. Tüm havaalanlarında kemer, bot, saat, gözlük çıkarırken, orada kontrollerden görevliye başımızı hafif açıyla öne eğip, selam verip geçtik. Laptoplarımızı çantadan çıkarıp çalıştırmadık, 5 uçağına 5’e 10 kala gelip, girdik. Görevliler bizi, biz onları tanıdık, bildik. 
Yaklaşık 3 aydır Sabiha Gökçen Havaalanı’na gitmemiştim. Görünce, afalladım. Mimar Doğan Tekeli sayesinde bizim mahallenin “bakkalı” tadı gitmiş, “zincir market” havasında yeni bir yapı oluşmuş. Gloria Jeans’ı, D&R’ı, Piano adlı kafesinde leziz su börekleriyle her türlü aksiyona hazırlanmış. Etraf pırıl pırıl, her bir yanı fazlasıyla medeni bir hal almış. Kötü bir şey olacakmış gibi bekliyorsun, korkma olmuyor. Tüm bu iyi hal durumu sen uçup gidene kadar devam ediyor…