
Bu yazın ortak sohbet konusu; ağustos ayında ramazan başladığı için haziran-temmuza sıkıştırılan düğünler. Hangi köşeyi dönsem, yeni bir düğün tartışması içerisinde buluyorum kendimi. Durum şudur ki; eğlenmek yerine dır dır konuşan, keyiflenmek yerine kusur aramaya yönelmiş davetli kümesi gittikçe sayısını arttırıyor.
Ne yapacağız? İstiyorum ki düğünler için de yeni bir açılım yapılsın, standartlar değişsin.
Kimse hayatında 1-2 kez gördüğü insanları eğlendirmek için uğraşmasın, hayatının en önemlileri için parasını harcasın. Kim kime dum duma düğünler sona ersin, konseptli- az davetli düğünler egemenliği baş göstersin.
Bu akımın hafiften başladığı da tecrübe edilmektedir. Benim gibi buradan kaçıp Roma’da evlenmek isteyen 3 farklı kişi yazın başında aradı, sordu soruşturdu. İkisini evlendirdik bile! Bu vesileyle sadece teknoloji ve genetik biliminin gelecekte önem teşkil edecek meslek dalları olmadığını, yurtdışı düğün organizatörlüğünün oldukça ses getirecek bir meslek dalı olacağını öngörebiliriz!
Yakın çevreme bol bol akıl veriyorum ancak konuyla ilgili henüz beni dinleyen olmadı! Mesela nikâh şahitliğini yapacağım canım kuzenim Ecem, güzel Çeşme’mizin en devasal otelinde düğününü yaparken, ben bu yazdığım satırlarını düşünüyor olacağım.
Belki beni de birileri dinler diye, henüz pek kimsenin keşfetmediği ama bence düğün yapılabilecek en güzide mekânlardan biri olan Manastır Oteli bir düşünün… Tanışmasak da beni de davet edin:)
www.manastiralacati.com.tr

