spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2012 Perşembe

RUN ISTANBUL by NIKE







Çaya, kahvaltıya, öğle yemeğine, kahveye, akşam içkisine, sohbete, gece gezmesine, sinemaya neredeyse her hafta davet alırken, seni koşmaya çağıran hiç oldu mu? 


Koskoca İstanbul'da bile dönüp dolaşıp her hafta aynı organizasyonların esiri olurken, geçtiğimiz pazartesi NIKE tarafından akşam koşusuna davet edilince teklife üç evetle 'elbette' dedim. 

Bağdat Caddesi'ndeki mağazada güler yüzlü, enerjik NIKE ekibi tarafından karşılanıp sarılıp sarmalandıktan sonra gece için özel hazırlanmış çantalara kavuşuldu. Çanta enfes, spor taytları paha biçilmez, Run t-shirtlerini üzerine giydiğinde varla yok arasındaydı...


Women's training ürünleri ve NIKE applicationları tanıtıldıktan sonra 2 km'lik koşu parkuruna çıkıldı. Gecenin hafif esen havasında şehrin tüm stresinden, o gün işte ve evde asabları bozan her şeyden uzaklaştığımda hayat gözüme daha bir güzel göründü.





Parkuru bitirip mağazaya geri döndüğümüzde sadece kadınlar için hazırladığı playlist'iyle Melis Danişmend Dj kabininde bizi bekliyordu... Leziz içecekler ve küçük atışmalıklar eşliğinde dans figürlerimizi konuştururken 'NIKE bunu hep yapsın, her ay farklı mağazada tekrarlasın' sloganları havalarda uçuşuyordu.





 Şu anda bu yaşadıklarımdan ötürü beni çok kıskanmış olabilirsin, kimse seni suçlayamaz. Ancak seni de kıskananlar olsun istiyorsan, 7 Ekim'de büyük ödüllü NIKE RUN İSTANBUL koşusuna katılmak için runistanbul.com 'a tıklayabilirsin!

12 Eylül 2010 Pazar

Futbol Yavşaklığı, Basket Aşkı

Arabesk yavşaklığından değil, futbol yavşaklığından utanıyorum! Spor denince futboldan başka bir şey zihnimizde canlanamaz hale gelmiş, tüm spor kanallarımız ve gazetelerimiz ezici üstünlükle futboldan bahsediyordu!

Harcanan paralar ve sürekli dertleriyle gündemimizde olan futbol; ailede hep beklenen ve 10 sene sonra dünyaya gelen erkek çocuk gibi şımartılıyordu. En iyi oynadığı iddia edilen futbol takımlarının disiplinsiz, hırstan yoksun, umursamaz ve dolayısıyla sıkıcı maçlarını 10 dakika bile izlemek insanı isyan ettiriyordu ki, ailenin sevilen ama çok da ilgilenilmeyen çocuğu kıvamındaki basket imdadımıza yetişti.
2 haftadır fena halde basketçiyiz. Çok uzun süredir yoksun kaldığımız heyecan tekrar sistemimizi harekete geçirdi. 12 dev adam sayesinde yine karmakarışık duygular hissetmeye, ülke olarak başarıya ve sevinmeye ne kadar muhtaç olduğumuzu hatırladık.

Gerekli eğitim, özen gösterildiğinde her konuda her çeşit insanı sulu götürüp susuz getiririz. Hiç beklenmedik anlarda sağ gösterip sol vururuz. 4 saniyede adamı bitiririz. 12 dev adam bir de bunu hiç alışık olmadığımız bir tavırda; son ana kadar savaşarak, şımarmadan, sistemli, ağırbaşlı bir şekilde yaptı… Herkese ders olsun heyttttt!

3 sene önce Mehmet Okur’la bir reklam filminde beraber çalışmıştık. “Ünlüler ve Çektirdikleri” adlı bir kitap olsa yazacak pek çok anekdotum olduğu için bir NBA oyuncusundan her türlü zulmü bekliyordum. Ama bana küçük dilimi yutturtmuştu. Disiplinine, alçaktan uçurduğu gönlüne, setteki herkesle yaptığı hoş sohbetine ve güler yüzüne ekip olarak hayran kalmıştık. 12 Dev Adam da böyle başarı kazandıkça egosu yok olan oyunculardan oluşuyor.

Bu sebeple, izlemesi çok heyecan verici ve eğlenceli, ruhlu bir takım olmayı başardılar!
Bu tavırla an itibariyle Dünya 2.’si olduk, darısı yukarıda anlattığım özelliklerle yakından uzaktan hiçbir ilgisi olmayan futbolun başına!
12 Dev Adam içimizde yeni bir aşk yarattınız!
T-E-Ş-E-K-K-Ü-R-L-E-R!
fotoğraflar: hurriyet.com.tr, 12devadam.com

11 Nisan 2010 Pazar

Sabah Uyanış: Saat 6.45 / Zumba

Ben de her aklıselim, normal anatomik yapıya sahip zat gibi çalışmadığım günlerde uyumak istiyorum. Ancak not mümkün, 6.45’te gözlerim bir daha kapanmamak üzere açılıyor. 2 sağa dönüyorum, 2 sola uyuyormuş gibi yapıp vücudumun geri kalan uzuvlarını gözlerimin başkanlığında kandırmak istiyorum, olmuyor. Açılan göz bir daha kapanmıyor. Akrep ve yelkovan anlamlı bir açı gösterdiğinde anında kalkıyorum. Güne bu manasız derecede heyecanlı başlayışın sebebi son bir kaç haftadır gittiğim ZUMBA dersleri.

Yerel ve global starlarımızın vücutlarını sıkılaştıran, ruhlarına dinginlik katan Yoga ve Pilates ile aramızda bir türlü elektrik tutmadı.

Günlük hayatta fazlasıyla problemle uğraştıktan sonra sakinlik ve dinginlik yerine eğlence arayanlar için hazırlanmış ZUMBA ile Hillside’da tanıştım. Zumba'yı; latin müzikleri, dans ve fitness'ın 3'ü 1 aradası olarak tanımlayabiliriz. Koreografi ezberlemekten yoksun hallerime ve Latin danslarına hiç ilgim olmamasına rağmen, bu ders fazlasıyla eğlenceli.
Yaratıcısı Kolombiyalı Beto Perez; Shakira’nın koreografı. Zumba aynı zamanda Oprah’ın gözdesi dünyaca ünlü doktor&talk show’cumuz Mehmet Öz’ün de tavsiyesi, 1 saatte 500 kalori de garantisi.

Zumba bir çeşit dans ise, dans sanat ise, Zumba sanattır…