takı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
takı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2013 Cuma

Oh la la!




Nezdimde takının büyüğü makbuldür. En sıradan elbiseleri bile uçurabilir bazı takılar. Monies'e girene kadar uzun zamandır böylesine etkilendiğim tasarımlarla karşı karşıya kalmadığımı itiraf etmeliyim. Yıllarca büyük markalara hizmet verdikten sonra kendi takı markasını yaratan Gerda ve Nikolai Monies çifti üç mağazalarıyla İstanbul'a ikamet ettiler. Bebek, Akaretler ve Nişantaşı'nda hayat bulan bu mağazaları sanat galerisi geziyor gibi tavaf edebilirsiniz.



Alışık olmadığımız malzemeler kullanarak bakanı şaşırtan tasarımların pahada oldukça ağır olduğunu da belirtmeliyim. (Neye elimi atsam 7000 Euro civarıydı, küpeler hariç!) Kehribar, hindistan cevizi, mercan, boynuz, bakır, Danimarka kumsallarından toplanan taşlar kullanılan malzemelerden sadece bir kaçı... Hepsine sahip olmak isteyip hiçbir şey alamama deneyimi yaşamak istiyorsanız durmayın gidin. Gönlünüze göre alışveriş yapabilecek bütçeniz varsa da hayat size ohh la laaa, keyfini çıkarın!  



21 Haziran 2012 Perşembe

Aklıma Takılan Takılar



Doğumdan sonra kim 'emzirerek kilo verdim' diyorsa gönülden tebrik etmek isterim. Normal şartlarda zaten midem büyümüş, çılgınca bir yeme hissiyle baş başbaşa kalmışım, bir de üstüne emzirdikten sonra düşen kan şekeri ve yükselen açlıkla gözüm dönüyor. 'Bu tip durumlarda lütfen sadece 1 adet muz ye' diyen diyetisyenime de 'yesinler seni' demekten adeta kendimi alamıyorum.

Aç insan her şeyi yapar, ne görürse yer, emzikli kadın yemelidir, kaliteli süt üretmelidir. Bu duygular eşliğinde buz dolabını açıp gönlümce istediğim yemekleri seçerken, giysi dolabımı açtığımda ise tam anlamıyla bir hezeyana uğruyorum. Açıkçası giyinmek istemiyorum. Aylardır bir adet uzun siyah etek ve tişörtle hayatımı geçirirken, en sevdiğim mağazaların önünden boynum bükük ilerliyorum. Yazlık, kışlık bile yapmama gerek kalmadan 'hepsini attık' diyebilirim. 

Giysiler beni hayal kırıklığına uğratıp zor zamanımda yanımda olmamayı seçerlerken, ben de ilgimi takılara yönlendirdim. Yıllardır aksesuarlarla yaşadığım aşk, son zamanlarda tavan yaptı. 

İlgi alakamı bundan sonra hiç esirgememeye karar verdiğim yeni bir isim keşfettim... Alman tasarımcı Denise J. Reytan. Plastik, silikon, yarı değerli, değerli taşların bir araya geldiği enfes tasarımların biricik sahibi. Çarpıldım.








www.reytan.de

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Megalov

Avrupalı Jigolo'da çok sevdiğim, saygı duyduğum Deuce Bigalow karakterinin ismini bana hatırlatması sebebiyle Megalov ismini görür görmez karşımdaki mağazaya sağ ayağımla girdim. İçeride gördüklerim beni heyecanlandırdı. Galata'nın hayat bulmasını sağlayan Laundromat, Atelier 55, Building gibi "concept store"ların bir benzerinin memleketim İzmir'de de nefes almaya başlaması keyifimi yerine getirdi. Çeşme Marina'da kendine yer edinen Megalov'da satın alım serbest, hem de ne istersen!

İzin istiyerek parantez açıyorum. (Lamı cimi yok Müjde Kotil'e ait tabloları, yerdeki Maybe design'a ait kilimleri ve Screw Love bikinileri istiyorummm!)

Simay Bülbül, Aida Pekin, Zeynep Erdoğan, Hatice Gökçe gibi farklı tasarımcıların elbise ve aksesuarlarının yanında, duvardaki resimden, kenardaki tabure ve sehpaya kadar özgün tasarımların yer aldığı Megalov'a git.

İzmir ve çevresinde benzer herhangi bir mağazayla karşılaşamayacağını hatırlatarak, ziyaret esnasında odaklanmanı ve özenle seçilmiş ürünlerin arasında anın tadını çıkarmanı dilerim.
Aynısının tıpkısının İzmir'e de açılmasını ve asla kapanmamasını temenni ederek sözlerimi bitiririm.

12 Ağustos 2010 Perşembe

HANDE BİLTEN

Online alışveriş, getirdikleri ve götürdükleriyle benim için bir kazanım, yaşam biçimi, rahatlık.

Ayrıca alışveriş yapmış olmanın verdiği hazzı yaşamanın ardından, sonraki gün böyle bir alışveriş yaptığım beyin hücrelerimden tamamen silindiği için yükünü de taşımıyorum!

Teslimat günü geldiğinde, kapı çalıp da delikten baktığımda elinde paket tutan bir adam görünce sanki bir hediye almışçasına yaşadığım mutluluk performansı görülmeye, tebrik etmeye değer.

MiaTrends’de yayınlanması için Hande Bilten’den bir çift küpe seçtim. Sonra küpeler fena halde aklımda kaldı. Dayanamadım, durdum dolaştım sonunda satın aldım! Kapı çalınca klasik heyecanımı yaşadım, ardından kutuyu acınca karşılaştığım tasarımlar karşısında "yine olsa yine alırım" kardeşim dedim!



Tasarımlarını ve kendisini “Gümüşten masallar yazan, sözcüklerden heykeller yapan küçük kızın masalı” olarak tanımlayan Hande Bilten’in sevdiğim tasarımları bu sayfada. Daha fazlasını görmek isteyen online alışverişçileri http://www.handebilten.com/ a, sevmeyenleri ise Cihangir'deki atölyesine havale ediyorum!