27 Şubat 2013 Çarşamba

Haftanın 5'lisi



Geçen haftanın en önemli kültürel etkinliği tartışmasız Oscar'dı. Oscar'la ilgili bir post yazmam için mailler atılmış ama kusura kalmayın 'ARGO'nun en iyi film seçildiği bir ortamda ne parmaklarımı ne zihnimi konuyla ilgili yoramayacağım. Ben Affleck de benimle aynı fikirde olacak ki aldığı ödüllerin hiçbirine inanamadı...

Yalnız yiğidi öldürsem de hakkını vermek isterim... Güzel memleketimizde 'Oscar'ı izledim çok sıkıcıydı...' lafı ağızlara sakız olmuş durumda aman diyim orada durun, nolur durun... En iyi ödül gecesi Kral TV Müzik Ödülleri olan bir ülkenin insanları organizasyon ve sunumla ilgili çok fazla atıp tutmasın isterim, hatta konuyla ilgili yalvarırım.

Şubatı da yiyip bitirirken beş hoş hoşaf sunmayı borç bilirim.

1. Michel Houellebecq'dan Harita ve Topraklar adlı romanı okumanızı tavsiye ederim... Yavaş yavaş dünya çapında bir sanatçıya dönüşen Jed Martin'in yaşantısının ve farkına varmadan karıştığı cinayetin anlatıldığı roman tek kelimeyle 'etkileyici'!

2.  Bugün saat 20:00'de Cemal Reşit Rey'de Monica Molina konseri var... Benim gibi son saniyede haberdar olanları haberdar etmek boynumun borcudur...

3. Bizim de sonunda görsel olarak etkileyici bir filmimiz var, yaşasın! Görüntülerine ve diyaloglarına hayran kalacağınız Kelebeğin Rüyası'nı kaçırmayın!

4.Nickolay Muray'ın  Pera Müzesi'ndeki fotoğraf sergisi 21 Nisan'a kadar devam ediyor. Portre ve moda fotoğrafçısı olarak 1920'lerde başlayan kariyerine 50 yıl devam eden Muray'in fotoğraflarını kaçırmayın! Frida'nın fotoğraflarına bakarken de ona ne kadar aşık olduğunu hatırlayarak bir daha bir daha ve bir daha bakın...


5.House of Cards  başlı başına bir post yazısı. Kendimi izlemekten alamadığım yeni dizim! Haksızlığa uğrayınca bugüne kadar temiz temiz iş halleden Francis Underwood'un( Kevin Spacey) başkan olmak için nasıl bir pisliğe dönüştüğünü anlatan diziyi David Fincher'ın yönettiğini söylemek de yarar var...

20 Şubat 2013 Çarşamba

Alldesign



Ben tasarımcı mıyım ne işim var Alldesing Tasarım Fuarı'nda diyen bizden değildir. Tamam belki fuarı gezmek istemiyorsun ama ya o konferans? Banka memuresinin bile hayattan zevk almasını sağlayabilecek konuşmacılar ayağımıza kadar gelmiş reddetmek olmaz...

22-23 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek Alldesign konuşmacılarından özellikle üç tanesini parmakla gösteriyorum.

1. Darren Aronofsky
Requiem for a Dream, The Wrestler(kişisel favorim), Black Swan gibi kült filmlerin yönetmeni Aronofky 23 Şubat'ta alldesing'da...






2. Ron Arad

İtalya'dan Fransa'ya İngiltere'den İsrail'e Rusya'dan İsviçre'ye kadar onlarca ülkede sayısız tasarıma imza atan Arad'a kulak kabartılmalı.








3. Erdem Taylan

Finding Nemo, Shrek, Cars gibi Hollywood yapımı animasyon filmlerin görsel efekt takımlarında yer alan Taylan ülke sınırlarında adeta bir nimet, kıymetini bilmek lazım.

Konferans Programı ve bilet satılalmak için tıklayın.

15 Şubat 2013 Cuma

NEWS from YESTERDAY


- Sevgililer günü sebebiyle eşimden 35 parçalık bir takım çantası hediye aldım. ( matkap dahil)

- Gece su içmek için kalktığımda eşim beni hırsız zannederek üzerime saldırıyordu ki son anda 'benim benn' diye bağırınca paçayı kurtardım.( bu iki satırı alt alta yazınca kafamda bazı soru işaretleri belirdi...)

- Dün 18.00 sularında Esra Erol Evlen Benimle programına katılan bir genç tanıştığı kıza evlilik teklifi etti. Konuşmasına önce Türkçe başlayan delikanlı, 'Kendimi İngilizce daha rahat ifade ediyorum' diyerek... 'I want to spend rest of my life with you' dedi... ( ben de İngilizce başlık yazarak kendimi daha rahat ifade ediyorum.) Kızımız ağlamaya başladı... Delikanlı ' Will you marry me?' dedi... Sarıldılar... Esra Erol da ' Herkes kendi içinden bu söylenenleri Türkçeye çevirsin, ben aklımdan kendim için çevirdim' dedi...

- Sevgilisi kendisine kuru kafa kolye hediye eden bir arkadaşım kuru kafayı görünce biraz bozuldu... (kim bozulmaz ki?) Ama mutsuzluğu uzun sürmedi... Kuru kafanın üzerinde değerli taşların olması ortamı fazlasıyla yumuşattı. ( değerli taş hangi ortamı yumuşatmaz ki?)







Trendsetter yıllardır takip ettiğim ama son zamanlarda tekrar eden içeriğiyle almaktan vazgeçtiğim bir dergiye dönüşmüştü... Dün raflara göz gezdirirken 'ahanda değişmiş sanki' dedim.( kapağındaki Mithat Can fotoğrafının etkisi de olabilir tabi...) Dergiye pop bir bakış, detaycı bir yaklaşım gelmiş. Yoğun içerik de cabası... Valla ben aldım, pişman değilim... Tekrarlıyorum içerik çok iyi.







- Bir gün geç olsa da güç olmadı... Herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun!

13 Şubat 2013 Çarşamba

12 Şubat 2013 Salı

IF FILM FEST 2013!



Selamlar Beyler ve Bayanlar,

12. IF Film Festivali (14 Şubat- 24 Şubat) geldi ve çattı. Biletlerini bugüne kadar almayıp tembellik edenler, çok işi olup film listesine göz gezdiremeyenler bendensiniz! Siz de eğer benim gibi bu aralar iyi filmler izleyip kendi ortamınızdan kısa sürelerle kopmayı hedefliyor, eğlenmek istiyorsanız yamacıma gelin... Çok ciddi meselelere dayanamayan ruh halimle yapmış olduğum listem aşağıdadır.

1. Love, Marilyn / Sevgiler, Marilyn



Marilyn'in insani tarafını anlatmayı çabalarken gözlerimizde daha da ulaşılmaz kılan bir belgesel...
Yönetmeni en iyi belgesel dalında Oscar Adaylığı bulunan Liz Garbus.
Fragman için tıkla.







2. Bernie/ Bernie'nin Suçu Ne?

Herkesin çok saygı duyduğu cenaze müdürü Bernie cinayet işlemiş olabilir mi?
Yönetmen Rick Linklater, Oyuncular Jack Black, Shirley MacLaine, Matthew McConaughey
Fragman için tıkla.

3. Bambaşka Bir Ülkede

3 Farklı Kadın, 3 Farklı Hayat, 1 Oyuncu... Etkili bir Güney Kore Filmi
Yönetmen Hong Song Soo, Oyuncu Isabelle Huppert
Fragman için tıkla.

4. Celeste and Jesse Forever / Vazgeçmem Senden!




Boşanmak üzere olan çok yakın iki arkadaş, sevgili, çiftin acı tatlı dönemi anlatılıyor.
Yönetmen Lee Toland Krieger'ın ilk yönetmenlik deneyimi.
Fragman için tıkla.





5. Sen Gitmeden Önce/ Not Fade Away

60'larda müzik grubu kurmaya çalışan gençlerin hikayesi.
Sopranos'un yaratıcısı David Chase'den..
Fragman için tıkla.

(bu hafta biraz romantiğim galiba haa?)

www.ifistanbul.com

5 Şubat 2013 Salı

LAVANDA


Yalan yok, sessiz bir tatil bana hiçbir şey ifade etmez. Sakinlik, huzur, dinginlik tatil programı yaparken zihnimde dolanan kelimeler değil. Ama doğayı, temiz havayı, lezzetli bir domatesi mesela özlüyorum... Bu yüzden iki yıldır kimsenin ağzından eksik olmayan Şile'deki Lavanda Otel'e isteyerek, kendi arzumla gittim.

İstanbul'da böyle iyi yemek yemedim, fondan hiç eksik olmayan klasik müzik beni hiç böyle hayallere götürmedi, hiç bir yerde böyle iyi masaj yaptırmadım...  Spa'dan çıktığımda güneş gibi parlıyordum. 

Kısa süreli kaçamaklara, arınmalara ihtiyacı olan siz güzel insanlar, 3. köprü aramıza teşrif etmeden önce burayı keşfetmenizi öneririm.

Best regards,