mekân etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mekân etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2010 Perşembe

LİMONATA

Citys Nişantaşı’nı sevmedim, sevemem. Çok katlı, dar alanlı kısa paslaşmalı mekanlarından dolayı içeri giremiyorum, darlanıyorum. Ama son 2 gündür bahsi geçen alışveriş merkezine adım atıp, son katına kadar çıkmama sebep olacak yeni bir yer karşınızda: LİMONATA!!

( Her limonata dediğimde; Cappy’den annem yapmış gibi limonataaa jingle’ını hatırlamama sebep olduğu için Cappy’i de yeri gelmişken sevgiyle anıyoruz...)

Eğlencesi bol, mekanları neşeli, ekibi her daim güler yüzlü Çapa-marka’nın yeni buluşu Citys Nişantaşı’nın terasında hizmete başladı. Bendenizin İstanbul’da mutlu hissettiği tüm merkezlerin yaratıcısı olan Çapa’ya ayrı bir sevgim var.

Ayrıca sabahları 10:00’da açılış saati olmasına rağmen, yine kuralsızlığını sevdiğimin Çapası gece kapanış saati olmaksızın leziz yemeklerini sunmaya hazır.

Kendisini gerilla mutfak olarak tanımlayan ekip; en kaliteli yemekleri en ucuz fiyata yiyebilmenin sırrını çözüp, müşterileriyle paylaşmanın hazzını yaşadığını iddia ediyor. Menüde batı yakasının en uygun fiyatlarıyla karşılaşabilirsin benden söylemesi!

Genelde menülerde alışık olduğumuz fit menüye karşılık baş rakibi fat menün de listede olması fazlasıyla doyurucu! Gerilla pizza, pizza görünümlü rizotto, baştan çıkartan salata ve kendini döner zanneden antrikot beğeni toplayanlardan!

Yazdan çaldığımız sıcak havalı limonta akşamlarını Limonta’nın terasında boğaz manzarasıyla renklendirebilirsin. Üşürüm dersen içerinin sıcak, sportif dekoru seni ısıtacaktır!

Aşağıda telefon numarası veriyorum ama rezervasyon yapılmıyor, haberiniz olsunnn!


Adres: Teşvikiye Cad. No: 162 Citys Alışveriş Merkezi

Kat:6 Nişantaşı-İstanbul

Tel: 0 212 373 23 00

fotoğraf: www.sabah.com.tr

17 Haziran 2010 Perşembe

Düğünler Evrim Geçirsin!


Bu yazın ortak sohbet konusu; ağustos ayında ramazan başladığı için haziran-temmuza sıkıştırılan düğünler. Hangi köşeyi dönsem, yeni bir düğün tartışması içerisinde buluyorum kendimi. Durum şudur ki; eğlenmek yerine dır dır konuşan, keyiflenmek yerine kusur aramaya yönelmiş davetli kümesi gittikçe sayısını arttırıyor.

Ne yapacağız? İstiyorum ki düğünler için de yeni bir açılım yapılsın, standartlar değişsin.

Kimse hayatında 1-2 kez gördüğü insanları eğlendirmek için uğraşmasın, hayatının en önemlileri için parasını harcasın. Kim kime dum duma düğünler sona ersin, konseptli- az davetli düğünler egemenliği baş göstersin.

Bu akımın hafiften başladığı da tecrübe edilmektedir. Benim gibi buradan kaçıp Roma’da evlenmek isteyen 3 farklı kişi yazın başında aradı, sordu soruşturdu. İkisini evlendirdik bile! Bu vesileyle sadece teknoloji ve genetik biliminin gelecekte önem teşkil edecek meslek dalları olmadığını, yurtdışı düğün organizatörlüğünün oldukça ses getirecek bir meslek dalı olacağını öngörebiliriz!

Yakın çevreme bol bol akıl veriyorum ancak konuyla ilgili henüz beni dinleyen olmadı! Mesela nikâh şahitliğini yapacağım canım kuzenim Ecem, güzel Çeşme’mizin en devasal otelinde düğününü yaparken, ben bu yazdığım satırlarını düşünüyor olacağım.

Belki beni de birileri dinler diye, henüz pek kimsenin keşfetmediği ama bence düğün yapılabilecek en güzide mekânlardan biri olan Manastır Oteli bir düşünün… Tanışmasak da beni de davet edin:)

www.manastiralacati.com.tr







7 Haziran 2010 Pazartesi

ÇEŞME 2010

Miaposta'da bugün yayınlanan yazımdır, gururla sunarım...

“Değişim iyi şeydir; durgunluğun, felce uğramanın, ölümün karşıtı, yaşamın ta kendisidir.” diyen Bernard Shaw’a katılmayan ve Çeşme kendilerine ait olsun isteyen birçok İzmirliye inat Çeşme değişiyor, yenileniyor. 2010 sezonunun yeni mekânlarından seçmeler sıraya girmiş ziyaretini bekliyor.
Lemon Hotel&Beach
Ilıca plajının sonunda yer alan müthiş manzaralı Lemon; eskiden bildiğimiz Luba’nın ta kendisi. Geçen sene Lemon Hotel olarak hizmet vermeye başlayan Akdeniz, Japon Evi, Taş Ev ve LEMON Suit olmak üzere 4 farklı oda çeşidiyle toplam 64 odaya sahip otel bu yaz varlığına heyecan katmaya hazırlanıyor. Beach kısmının işletmesini bu kış İstanbul’un en in mekânlarından biri olan Public’e veren LEMON; hem gündüz hem de gecelerin girişi en güç mekânlardan biri olacağa benziyor. Lemon Beach 6 Haziran’da açılıyor. http://www.lemonhotelandbeach.com/

Babylon
Babylon’u yıllardır Alaçatı’nın bir parçası olarak tanımladık. Ancak bu seneye Aya Yorgi koyunda ikamet edecek yeni Babylon’u heyecanla bekliyoruz. 11 Haziran’da eski Granada’nın yerine açılacak olan mekân sezon boyu sürprizlere devam edecek.
http://www.babylon.com.tr/

Nars / Wine Bar
İstanbul Gourmet firmasının Alaçatı Nars Otel’in altında açtığı Wine&Cheese dükkânındaki seçme şarap, şarküteri ve peynirler müthiş bir akşamüstü içkisi veya hafif akşam atıştırmalıkları için doğru bir yer olacakmış gibi görünüyor. Mekânın bahçe kısmı ise Mezzaluna’ya ait olacak ve enfes Çeşme akşamlarına sebebiyet vereceği hissi yaratıyor.



MONA
Alaçatı meydandan başlayarak, çeldiricilere takılmadan yolun sonuna kadar yürümeyi başarırsan eğer Mona’ya kavuşabilirsin. Geçen hafta açılan Mona; temiz hava-güneş ve deniz kombinasyonunun ardından oluşacak yemek yeme isteğini tatmin edecek cinsten leziz bir İtalyan restoranı.

6 Haziran 2010 Pazar

Bir şehir hiç mi özlenmez?

Hele de bu şehir üniversite yıllarınızı geçirdiğiniz bir şehirse. Ben ki, geçmiş zamanlarda 15 dakikalığına oturmuş olduğum bir restoranın bile hatırasını ruhumda taşırım, tekrar karşılaşınca manalı duygular yaşarım, 4 koca seneyi geçirdiğim Ankara’nın hiçbir köşesi beni heyecanlandıramadı, Anıtkabir hariç!

En son 2006’da mezun olduğum son hafta gitmiştim Anıtkabir’e. Aynı garip duygularla yine oradaydım. İnsan kendini sorguluyor, daha fazla çalışmalıyım, daha fazla layık olmalıyım verilen bu emeğe diyor. Ata’ya dair yeni detaylar fark ediyor insan her gittiğinde. Başardıklarına akıl erdiremiyor.

Bu sefer beni şaşırtan konu; Atatürk’ün okumuş olduğu kitapların sayısıdır. Etrafımdaki herkese sordum, tahminleriyle bu sayıya yaklaşan olamadı. Hepsi kayıtlı toplam 3997 kitap okumuş. Bu sayı sadece altını çizdiği, notlar aldığı ve resmi kayıtlara geçmiş olan kitaplardan oluşuyor. Bir de kayıt altına alınmamış olanları düşünürsek; algılama problemi yaşamamamız imkânsız!
İnsan ister istemez neler okuduğunu, nelerin altını çizdiğini çok merak ediyor, tarihe tanıklık etmek istiyor. Anıtkabir Derneği bence eşi benzeri bulunmaz bir çalışma yaparak, tüm bu kitapları tarayıp, Ata’nın altını çizdiği cümleleri, konuları bir araya getiren bir proje gerçekleştirmiş. Toplamda 25 ciltlik bir çalışma ortaya çıkmış; “Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar”.
http://www.anitkabir.com.tr/ adresinde “kitaplar ve yayınlar “ bölümünden sipariş vererek, 150TL’ye 25 ciltlik seriye sahip olabilirsin.

Bu arada daha önce bilmediğim 3 madde daha:

1. Anıtkabir’in yapına 1944 yılında başlanmış, 1953 yılında bitirilmiş.
2. Mezar odasında Türkiye’nin tüm illerinden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’dan getirilen toprak bulunuyormuş.
3.Anıtkabir’in mimari projesi toplam 7 farklı ülkeden ve 47 farklı projenin katıldığı yarışmadan 1. seçilen İTÜ Mimarlık Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Emin Onat ve Doç Dr. Ahmet Orhan Arda’nın projesiymiş.


İnsan böyle büyük bir projeyle nasıl başa çıkar bilemiyorum. Fena halde etkileniyorum...

22 Mayıs 2010 Cumartesi

AL JAMAL - kına geceleri episode 1


Gelenekler çerçevesi içerisinde; gelin baba evinden çıkmadan bir gece önce yapılan, ağıtların yakıldığı, hüznün hâkim olduğu kına geceleri özellikle büyük şehirlerimizde format değiştirdi. Kına gecelerinin ana kahramanı; “hem ağlarım- hem giderim” diyen gelinlerin yerini konuyla ilgili stresi çoktan yenmiş olan, hüzünlüyüm ama çok net giderim tavrına sahip, “çocuk da yaparım kariyer de” diyen gelinler almış bulunuyor.

Kına gecesi; gelinin baba ocağı yerine eğlencenin top noktaya ulaştığı eğlence mekânlarında boy gösteriyor. Kına gecesinin ana hedefi olan kına yakma olayı gerçekleştikten sonra elinde iz kalmaması için hemen silinmesi yeni formatın bir parçası. Gelinimiz kaftan giyme geleneğini devam ettirirken diğer konukların melek ve şeytan taçları takması da oyunun kurallarından.
Gecenin kahramanı, haziran ayının gelini Simel’in mekânı İstanbul olunca kına gecesi de doğal olarak kına gecesine ve gelinlere özel ilgi gösteren Al-Jamal’de gerçekleşti. 2009 Kasım ayında Akaretler’e taşınan Al Jamal’in üstü açık mekânı, havanın buz gibi soğukluğuna rağmen Simel’in ve tüm ekibimizin enerjisiyle sıcacıktı!

12 yaşından beri arkadaşım, 7 sene aynı sıralarda dirsek çürüttüğümüz Simel sayesinde 2010 yılının ilk Kına gecesinde eğlendik, güldük, hiç oturmadık, pek hüzünlendiğimiz de söylenemez. Müzikler, yemek ve ortam şahaneydi, Al Jamal ekip, servis ve DJ'ine 10 puan verdik!

Evde de oluruz, Al Jamal'e de gideriz. Yeni tarz- eski tarz bize fark etmez, prosedür neyse gerçekleştiririz. Hüzünlenmez sadece kahkahanın dersini veririz!
İyi ki evleniyorsun ASİMOV!
(Her 3 kişiden 2'si sordu, kolye Vakko'dan:)

9 Mayıs 2010 Pazar

BÖYLE BİR YER VAR MI BİLDİĞİN?

Bir kafe hayal et: Şehrin tam merkezinde olsun ama ağaçların arasında sessiz sakin bir bahçesi olsun. Hafta içi- hafta sonu trafik-otopark problemi yaşatmasın. Müzikleri günün her saatine göre değişsin ve hepsi de özenle seçilsin, keyfini yerine getirsin. Hem iki katlı olsun hem de kocaman bir bahçesi olduğu için hiçbir zaman kapıdan geri dönmek zorunda kalınmasın. Menüsü çeşit çeşit seçeneklerle dolu, apple pie’yı vazgeçilmez olsun. Değerli garsonları hem mükemmel servis yapsın hem sıcak, samimi olsun bir de hoş sohbet olsun. Wireless interneti olsun, sadece bir bardak kahveyle 3 saat otursan da kimse sana karışmasın…
Böyle bir yer var mı hiç senin bildiğin? Benim var!

Akatlar’ın en tarz sahibi, sabah 8.30’dan 23.00’e kadar hep aynı gülümsemeyle karşılandığın, kendini evinde hissettiğin bu güzel mekân Akatlar Tribeca. Başka yerlerde bulamayacağın çeşitliliğe ve lezzete sahip bagelları bir yana, yemeklerin lezzeti de saatlerce masada oturup ardı arkası kesilmeyen siparişler vermene sebep olacaktır.


İlk ziyaretinin ardından bağımlılık yaratacak bu mekânda yemeni tavsiye edeceğim top 5 alternatif ise; Diner kahvaltı tabağı, somon ve krem peynirli bagel, portakallı ve nar ekşili buğday salatası, 4 peynirli pizzası, buğday risottolu tavuk budu. Afiyet olsun!

Adres: Zeytinoğlu cad. Yeşim sok.
No:3 Akatlar / İstanbul Tel: 212 3512732